BURSA BOŞANMA DAVASI

Son yıllardaki artış ile birlikte özellikle büyük şehirlerde açılan davaların büyük bir kısmını boşanma davaları oluşturuyor. Boşanma davalarındaki bu artış ile birlikte boşanma, velayet, nafaka gibi konular en çok merak edilen hukuki konular arasına girmiş durumda. Yazımızda boşanma hakkında merak edilen konuları kısaca açıklamak adına müvekkiller tarafından sıklıkla sorulan sorulara yer verdik. Ancak hak kaybı yaşanmaması ve tarafların menfaatlerinin korunması bakımından hukuki sürecin alanında uzman bir avukat ile takip edilmesi her zaman yararınıza olacaktır. Detaylı bilgi edinebilmek için bir Bursa uzman boşanma davası avukatına danışınız.

  • Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri genel ve özel olarak ikiye ayrılmaktadır.

Genel boşanma sebebi, evlilik birliğinin temelden sarsılması diğer adıyla şiddetli geçimsizliktir.

Özel boşanma sebepleri ise ;zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığıdır.

Bu sebeplerden herhangi birine dayanarak çekişmeli boşanma davası açılabilir.

  • Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Çekişmeli boşanma davası tarafların anlaşmalı olarak boşanması dışında kalan her türlü boşanma sebebine dayanarak açılmış olan boşanma davalarıdır. Başka bir ifadeyle boşanma, nafaka, velayet gibi boşanma ile ilgili konularda tarafların anlaşmaya varamaması durumunda açılan davalar olarak tanımlanabilir. Daha fazla oku “BURSA BOŞANMA DAVASI”

İCRA TAKİBİNE İTİRAZ

Yazımızda İcra Müdürlüğü kanalı ile başlatılmış olan icra takibine itiraz sürecini inceledik. Yazımız genel bilgilendirme amaçlı olup hak kaybına uğramamanız adına bir icra avukatına danışmanızı tavsiye ederiz.

İCRA TAKİBİ NEDİR?

İcra takibi alacaklının borçludan alacağını tahsil edebilmek için icra müdürlüğünde nezdinde başlattığı işlemin hukuki adıdır.

İcra takibi ilamlı ve ilamsız olmak üzere ikiye ayrılır. İlamlı icra takibi bir mahkeme kararına dayanılarak başlatılan takip türüdür. İlamsız icra takibi mahkeme kararı bulunmaksızın alacağın tahsili için başlatılabilecek icra takip türüdür.

İlamsız icra takibi alacaklının elinde alacağını kesin olarak ortaya koyan bir mahkeme ilamı, senet, sözleşme vs. bulunmasa dahi icra müdürlüğüne vereceği bir takip talebi ile borçlu aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi başlatabilir.

Alacaklı tarafından gerçekleştirilen ilamsız icra takibi itiraz edilmediği taktirde kesinleşir ve borçlunun malvarlığı üzerinde haciz işlemleri gerçekleştirilebilir.

  • BORÇLU OLMADIĞINIZ HALDE TARAFINIZA KARŞI AÇILMIŞ OLAN İCRA TAKİBİNE NASIL İTİRAZ EDERSİNİZ ?

  • İCRA TAKİBİNE İTİRAZ

Borçlu olduğu iddia edilen şahıs eğer borçlu değilse veya herhangi bir sebepten dolayı borcu ödememekte haklı olduğunu düşünüyorsa ödeme emrine itiraz etmesi gerekir.

Borçlunun ifadesinden icra takibine itirazın açıkça anlaşılıyor olması gerekmektedir. Borcun tamamına itiraz edilebileceği gibi bir kısmına da itiraz edilebilir. Borçlu borca konu belgenin olması ve bu belgede imzanın olması durumunda imzanın kendisine ait olmadığını ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır.

İtiraz Süresi

İcra takibine itiraz ederken süre faktörüne dikkat edilmelidir. Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borçlu, icra dairesi tarafından kendisine gönderilen ödeme emrine 7 gün içinde itiraz eder ise icra takip durur. Süresi içerisinde icra takibine itiraz edilmezse ödeme emri ve takip kesinleşir. Çünkü icra takibine itirazda 7 günlük süre hak düşürücü süre söz konusudur.

İtiraz süresi hesaplanırken ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihi yani borçlunun tebellüğ ettiği tarih esas alınır. Borçlunun ödeme emrini tebliğ aldığı tarihi takip eden 7. gün mesai bitimine kadar itiraz dilekçesini vermiş olması gerekmektedir.

Ödeme emrine itiraz doğrudan takibin başlatıldığı icra müdürlüğüne verilecek bir dilekçe ile ya da başka bir yerdeki icra müdürlüğünden muhabere yöntemiyle gönderilebilir.

Alacaklı, borçlunun yapmış olduğu itirazın bertaraf edebilmek için İcra Mahkemesinde altı ay içinde itirazın kaldırılması ya da genel mahkemelerde bir yıl içinde itirazın iptali davası açmalıdır.
Açılan dava neticesinde alacaklının haklı olduğu anlaşılırsa takibe devam edilir. Ayrıca mahkeme tarafından itirazın kaldırılması ile birlikte borçlunun alacaklıya alacağın en az %20’si kadar icra inkar tazminatı ödemesine karar verilebilir.

  • İCRA TAKİBİNE İTİRAZ SÜRESİNİ KAÇIRDIYSANIZ NE YAPMALISINIZ?

Borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmez ve takip kesinleşirse alacaklı haciz işlemlerine başlayabilir.

Borçlu kendisine haksız yere başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrini tebliği almasına rağmen süresi içerisinde itiraz etmediyse ya da borçlunun bilgisi dışında itiraz süresi geçip takip kesinleştiyse, kesinleşen icra takibine karşı borçlu tarafından menfi tespit davası açılmalıdır. Ancak menfi tespit davası açılması tek başına icra takibini ve haciz işlemlerini durdurmayacağı için borçlunun mahkemenin belirleyeceği bedeli teminat olarak depo etmesi gerekecektir. Bu teminat ile birlikte icra takip işlemleri durdurulabilir.

Eğer borçlu haksız yere başlatılan icra takibinde, icra dairesine ödeme yapmışsa ve parasını geri almak istiyorsa istirdat davası açması gerekmektedir.

İcra takibine itiraz edilmesi her zaman borçlu lehine olmayıp konu hakkında alanında uzman bir avukat ile görüşerek hareket etmenizi tavsiye ederiz.

Av. Emine KESKİN

Hizmet Sözleşmelerinin Sona Ermesi

Türk Borçlar Kanununda hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, altıncı bölümde hizmet sözleşmeleri başlığı altında, 393. ve 496. maddeler arasında yer almaktadır.

Daha fazla oku “Hizmet Sözleşmelerinin Sona Ermesi”

Markanın İptali-Marka Hukuku

Geçmişten günümüze kadar gelen süreçte ticari hayatımızda sınai hakların yeri ve önemi hızlı bir artış göstermiştir. Ticaret Hukuku ve ticaret hayatı açısından önemli bir fonksiyona sahip olan markanın hukuki olarak korunması kaçınılmazdır. Makalemiz bilgilendirme amaçlı olup Bursa marka ve patent hukuku avukatı ile çalışmanızı tavsiye ederiz.

Daha fazla oku “Markanın İptali-Marka Hukuku”

Kredi Kartı Sözleşmesi - Bursa Borçlar Hukuku

Kredi Kartı Sözleşmesi – Bursa Borçlar Hukuku

Ticari hayatın küreselleşerek büyümesi ve bunun bir sonucu olarak tüketimin de artması kredi kartlarına olan gereksinimi kaçınılmazdır. Kredi kartları ticari hayatımızda oldukça önemli bir yere sahiptir.

Daha fazla oku “Kredi Kartı Sözleşmesi – Bursa Borçlar Hukuku”

YALAN TANIKLIK (TCK madde 272)

Yalan Tanıklık Suçunun Oluşması

Halk arasında yalancı şahitlik olarak da bilinen yalan tanıklık; tanık dinlemeye yetkili kişi, mahkeme veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunulması sonucunda oluşan bir suçtur. Tanık beyanının bir delil türü olması itibarı ile tanığın gerçeğe aykırı beyanı, uyuşmazlık hakkında karar vermeye yetkili mercileri yanlış yola sevk ederek hukuki uyuşmazlık hakkında hatalı kararlar vermelerine neden olabilir. Bu durumda adaletin tecellisinden söz edilemeyeceği için toplumda adalet mekanizmasının işleyişine duyulan güven sarsılacaktır. Yalan tanıklık suçu ile adalet mekanizmasının işleyişine duyulan güvenin korunmasını sağlanmaktadır. Daha fazla oku “YALAN TANIKLIK (TCK madde 272)”

TAŞINMAZ REHNİ – İPOTEK

Ayni haklara dolayısıyla bir ayni hak olan taşınmaz rehnine (ipotek) hakim olan başlıca iki ilke belirlilik ve açıklık ilkesidir. Ayni hakların temel özelliğinin herkese karşı ileri sürülebilir olmasından kaynaklanan ve bu nedenle ayni hakkın herkes tarafından bilinmesi gerekliliği açıklık ilkesini, açıklık ilkesi ile hak sahipleri dışında da üçüncü kişilere eşya üzerinde ayni bir hak olduğu gösterilmekte ve üzerinde ayni bir hak sahipliği bulunan eşyanın ne olduğunun herkes tarafından anlaşılabilir kesin çizgilerle belirtilmesi gerekliliği de belirlilik ilkesini meydana getirmektedir. Bu iki ilke sayesinde taşınmaz rehnin sınırları belirlenmekte ve üçüncü kişiler tarafında bilinebilmektedir. Bu yazımızda taşınmaz rehni  yani diğer adıyla taşınmaz ipoteğini inceleyeceğiz.

Daha fazla oku “TAŞINMAZ REHNİ – İPOTEK”

ARABULUCULUK SÜRECİ

Gelişen teknoloji, sanayileşme, artan ihtiyaçlar, ticari hayatta artan rekabet gibi sebeplerle artan çatışmalar; mahkemelerin iş yükünün artmasına, bunun doğal sonucu olarak yargılama sürecinin uzaması, masrafların artması gibi çeşitli sorunlara sebep olmaktadır. Bu nedenle, tarafların mahkeme dışı başvurabilecekleri alternatif başvuru yöntemlerine ihtiyaç duyulmuştur. Alternatif uyuşmazlık çözümü, genel olarak yansız bir üçüncü kişinin, doğmuş uyuşmazlığın çözümü konusunda yardımcı olmak ve çözüme ulaşmada taraflara katkıda bulunmak üzere katıldığı seçimlik bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak tanımlanabilmektedir. Arabuluculuk, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri arasında en çok ilgi gören alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinde temel amaç, hukuki uyuşmazlık taraflarının karşılıklı görüşmelerde bulunarak, menfaat dengesi bakımından orta yolu bulmalarının sağlanmasıdır. Daha fazla oku “ARABULUCULUK SÜRECİ”

MESLEK HASTALIĞI -İş Hukuku

İş kazaları ve meslek hastalıkları, çalışma hayatının en önemli sorun alanları arasındadır. Dünya genelinde milyonlarca insan iş kazası ve meslek hastalıkları sebebiyle hayatını kaybetmiş ve halen insanlık büyük kayıplar vermeye devam etmektedir. Sanayileşmenin ilerlemesiyle beraber, hemen her işkolunda toksik maddeler ya da fiziksel etkenler nedeniyle çalışanlar, bedenen veya ruhen zarar görmekte ve hatta ölümler görülmektedir. Sanayileşmenin ilerlemesi ve yaygınlaşmasıyla bazı alanlarda daha fazla görülmekle beraber, hemen her işkolunda ortaya çıkan ve çalışanın mesleğinden ötürü maruz kaldığı etkenlerden dolayı sağlığının bedenen veya ruhen zarar görmesi şeklinde tanımlanabilen meslek hastalıkları ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de azımsanmayacak derecede karşılaşılmaktadır. İş sağlığı; bütün mesleklerde çalışanların bedensel, ruhsal ve sosyal yönlerden iyilik hallerini sürdürmeleri ve daha üst düzeylere çıkarılması, iş güvenliği; işçilerin iş kazalarına uğramalarını önlemek amacı ile güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken tedbirlerdir. Bursa işçi avukatı alanında hizmet vermekteyiz. Daha fazla oku “MESLEK HASTALIĞI -İş Hukuku”

İRTİFAK HAKLARINA İLİŞKİN İLAMLARIN İCRASI

İcra, borçlunun alacaklıya karşı yapmak veya ödemekle yükümlü olduğu bir şeyi devlet zoruyla yerine getirmesinin sağlanmasıdır. Borçlu tarafından yerine getirilmeyen edim bir para veya teminat alacağı olabileceği gibi bir işin yapılması, yapılmaması veya bir irtifak hakkının tesisi ya da kaldırılması şeklinde edimler de olabilir. Yerine getirildiği taktirde alacaklı için bir yarar sağlayan edimler hukuken korunarak cebri icranın konusunu oluşturabilmektedir. Ancak bu edimin yani alacağın cebri icraya konu edilebilmesi için sadece alacaklıya menfaat sağlaması yetmez. Bunun yanında bir takım şartlar da gerekmektedir. Daha fazla oku “İRTİFAK HAKLARINA İLİŞKİN İLAMLARIN İCRASI”