İCRA TAKİBİNE İTİRAZ

İcra takibine itiraz

İcra takibi ilamlı ve ilamsız olmak üzere ikiye ayrılır. İlamlı icra takibi bir mahkeme kararına dayanılarak başlatılan takip türüdür. İlamsız icra takibi mahkeme kararı bulunmaksızın alacağın tahsili için başlatılabilecek icra takip türüdür.

İlamsız icra takibi alacaklının elinde alacağını kesin olarak ortaya koyan bir mahkeme ilamı, senet, sözleşme vs. bulunmasa dahi icra müdürlüğüne vereceği bir takip talebi ile borçlu aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi başlatabilir.

Alacaklı tarafından gerçekleştirilen ilamsız icra takibi itiraz edilmediği taktirde kesinleşir ve borçlunun malvarlığı üzerinde haciz işlemleri gerçekleştirilebilir.

İcra takibine itiraz,

Borçlu olduğu iddia edilen şahıs eğer borçlu değilse veya herhangi bir sebepten dolayı borcu ödememekte haklı olduğunu düşünüyorsa ödeme emrine itiraz etmesi gerekir.

Yapılan itiraz da borçlunun ifadesinden icra takibine itirazın açıkça anlaşılıyor olması gerekmektedir. Borcun tamamına itiraz edilebileceği gibi bir kısmına da itiraz edilebilir. Borçlu borca konu belgenin olması ve bu belgede imzanın olması durumunda imzanın kendisine ait olmadığını ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır.

Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borçlu, icra dairesi tarafından kendisine gönderilen ödeme emrine 7 gün içinde itiraz eder ise icra takip durur. İcra takibine süresi içinde itiraz edilmezse ödeme emri ve icra takibi kesinleşir. Çünkü icra takibine itiraz da 7 günlük süre hak düşürücü süre söz konusudur.

İtiraz süresi hesaplanırken ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihi yani borçlunun tebellüğ ettiği tarih esas alınır. Borçlunun ödeme emrini tebliğ aldığı tarihi takip eden 7. gün mesai bitimine kadar itiraz dilekçesini vermiş olması gerekmektedir.

Ödeme emrine itiraz doğrudan takibin başlatıldığı icra müdürlüğüne verilecek bir dilekçe ile ya da başka bir yerdeki icra müdürlüğünden muhabere yöntemiyle gönderilebilir.

Alacaklı, borçlunun yapmış olduğu itirazın bertaraf edebilmek için İcra Mahkemesinde altı ay içinde itirazın kaldırılması ya da genel mahkemelerde bir yıl içinde itirazın iptali davası açmalıdır.
Açılan dava neticesinde alacaklının haklı olduğu anlaşılırsa takibe devam edilir. Ayrıca mahkeme tarafından itirazın kaldırılması ile birlikte borçlunun alacaklıya alacağın en az %20’si kadar icra inkar tazminatı ödemesine karar verilebilir.

Borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmez ve takip kesinleşirse alacaklı haciz işlemlerine başlayabilir.

Borçlu kendisine haksız yere başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrini tebliği almasına rağmen süresi içerisinde itiraz etmediyse ya da borçlunun bilgisi dışında itiraz süresi geçip icra takibi kesinleştiyse, kesinleşen icra takibine karşı borçlu tarafından menfi tespit davası açılmalıdır. Ancak menfi tespit davası açılması tek başına icra takibini ve haciz işlemlerini durdurmayacağı için borçlunun mahkemenin belirleyeceği bedeli teminat olarak depo etmesi gerekecektir. Bu teminat ile birlikte icra takip işlemleri durdurulabilir.

Eğer borçlu haksız yere başlatılan icra takibinde, icra dairesine ödeme yapmışsa ve parasını geri almak istiyorsa istirdat davası açması gerekmektedir.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu *Captcha loading...